Ara

GELECEĞİN ŞEHİRLERİ

Şehir hayatı ve toplu yerleşimler birçoğumuzun düşündüğünden çok daha eskilere dayanır. Şu an şehir dediğimizde aklımıza gelen kavram, içinde on binlerce hatta milyonlarca insanın barındığı, gökyüzüne uzanan sayısız katlı binalarla bezenmiş ve her an araç trafiğinin bulunduğu devasa ekosistemlerdir. Ancak bundan çok değil, sadece yüzyıl öncesine baktığımızda o dönemin şehirlerinin günümüze kıyasla her açıdan daha ilkel olduğunu görürüz. Daha eskilere gidildikçe ulaşım ve barınma ihtiyaçlarına üretilen çözümlerin, dönemin sosyal, kültürel ve teknik yapısına göre şekillendiğini fark ederiz. Romalıların günümüze kadar dayanabilecek sağlamlıkta yollar yapması gerekti, çünkü bu yollar sahip oldukları devasa imparatorluğu yönetmek için hayati bir önem taşıyordu. Tarih boyunca krallar şehirlerinin etrafını surlarla çevirdi çünkü dışarıdan gelecek istilacılar için o dönemde ellerindeki en büyük güvenlik önlemi buydu. İpek yolu üzerinde bulunan devletler, tüccarların konaklaması için kervansaraylar inşa etti ve ticaretin olabildiğince hızlı gerçekleşmesini sağladı. Bu örneklerden görülebileceği gibi ulaşım ve barınma ihtiyaçları her zaman vardı ve bu ihtiyaçları karşılamak için sürekli olarak daha iyi fikirler ortaya atıldı.

Günümüzde içinde yaşadığımız şehirler günlük hayatımızı kolaylaştırmak için birçok çözüm üretmekle beraber insanlığın daha önce karşılaşmadığı sorunları da beraberinde getirmektedir. Trafik ve park yeri bulma gibi sorunlar, motorlu taşıtların yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan ve sadece son yüzyılda varlığını hissetmeye başlamamıza rağmen, günlük hayatımızın önemli bir kısmını harcadığımız önemli problemlerdir. Bu tip ihtiyaçların çözümü için şimdiye kadar hiç sahip olmadığımız bir bilgi birikimi ve teknik altyapıya sahibiz. Geleceğin şehirleri olan akıllı şehirler, modern sorunlarımıza modern çözümler geliştirmek için hayatımıza giriyor.


Akıllı Şehirler Ve Akıllı Çözümler


Akıllı şehirlerin hayatımıza katabileceklerinden bahsetmeden önce akıllı şehir konseptinin ne anlama geldiği hakkında konuşmak daha doğru olur. Aslında akıllı şehir konseptinin evrensel olarak kabul edilen bir sözlük anlamı yok. Kişiden kişiye, bölgeden bölgeye ve ülkeden ülkeye göre benzer ancak farklı anlamlar ifade edebilen bir kavram. Bununla birlikte akıllı şehir sistemlerini, bir şehir ekosistemini temel olarak fiziksel, sosyal ve ekonomik alanlarda optimize eden sistemler bütünü olarak tanımlayabiliriz. Bu tanım akıllı şehir konseptinin doğası gereği geniş bir genelleme olmakta. Akıllı şehirlerin tüm bu iş yükünü kaldırmak için kullandığı bazı teknolojiler yavaş yavaş hayatımıza girmekte. Nesnelerin interneti teknolojisi, konu akıllı şehirler olunca sık duyduğumuz terimlerden biri. Şehirlerin çöp yönetiminden tutun, kamu binalarının otonomlaştırılmasına, gürültü takibinden, akıllı araç park etmeye kadar çok sayıda alanda nesnelerin internetinden yararlanılabilir.

Şehirlerin dijitalleşmesinde söz sahibi olan tek teknoloji nesnelerin interneti değil. Görüntü tanıma teknolojisi de akıllı şehirlerin sıkça kullandığı teknolojiler arasında. Bu teknoloji sayesinde akıllı şehirler otonom bir şekilde trafiğin akışını düzenleyebilir, olası acil durumlarda gerekli mercilere otomatik olarak haber verebilir, hava durumundaki ani değişimleri gözlemleyebilir, uygun park alanlarını işaretleyerek park yeri arama süresini kısaltabilir ve bunlar gibi teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkabilecek geleceğin sorunlarına şimdiden çözüm üretebilir. Görüntü tanıma teknolojisi akıllı bir şehir için adeta bir göz görevi görmektedir. Normal bir kamera sisteminin aksine, göreve göre insan denetimini minimuma indirme potansiyeline sahip olan bu teknolojinin gelecekte birçok sektörde ön planda rol alması kaçınılmazdır.

Akıllı şehirlerin nesnelerin interneti ve görüntü tanıma teknolojisiyle günümüzde üstesinden gelemeyeceği optimizasyon problemi yok. Günlük hayatın akla gelebilecek her alanında büyük bir rol alabilecek bu sistemler, şimdiden bazı modern şehirlerde uygulamaya konulmuştur. Singapur, Barselona ve New York gibi şehirler bu iki teknolojiyi bir arada kullanarak şehir sakinlerinin hayatlarını kolaylaştırıyor. Şehir büyüdükçe dijitalleşmenin maliyeti artıyor. Bundan dolayı bir dijitalleşme sürecinin başlangıç olarak daha küçük bir şehirde veya hedeflenen şehrin belli bir bölümünde hayata geçirilmesi önem taşıyor. Dijitalleşmenin bir başka önemli ayağı da o şehirde yaşayan insanlar. Günümüzde herhangi bir şehrin akıllanması için, şehir sakinlerinin bir şekilde sisteme dahil edilebilmesi gerekiyor. Bu süreç gerçekçi olarak sadece akıllı telefon uygulamalarıyla ve kullanıcıların aktif katılımıyla ilerleyebilir. Sonuçta eğer akıllı bir şehir, şehirde yaşayan insanlarla iletişime geçemezse onlara yardım etmek için yapabilecekleri son derecede kısıtlıdır. Kullanıcıya istediği geri bildirimi vermek ve bunu gerçek zamanla yapabilmek bir akıllı şehrin olmazsa olmazı olmalıdır.


Görüntü Tanıma Teknolojisinin Geleceği


Görüntü tanıma, özellikle derin öğrenme destekli görüntü tanıma, geleceği her alanda parlak olan bir teknolojidir. Devasa bir veritabanını optimal bir şekilde analiz etmek için kullanılan ve teoride insan beyninin düşünme algoritması ile benzerlik gösteren derin öğrenme destekli görüntü tanıma, gelecekte akıllı şehirlerden tıpa kadar her alanda kullanılan bir teknoloji olarak yerini sağlamlaştıracaktır. parkpilot olarak bizim bu teknolojiyi kullanma amacımız hizmet verdiğimiz herhangi bir otoparkta görüntü tanıma teknolojisi ve ideal kamera açıları sayesinde otoparktaki boş alanları gerçek zamanlı olarak parkpilot mobil uygulamasında göstermektir. Bu sayede kullanıcı en yakın boş yer olan otoparkı, bu otoparkın genel bilgilerini ve ücret tarifesini görebilmekte, otopark sahibi ise, otoparkın tüm bilgilerine telefon uygulaması üzerinden hızlıca ulaşabilmektedir. Hedefimiz otopark görevlilerinin iş yükünü hafifletmek ve büyük şehirlerde yaşayan her insanın sıklıkla karşılaşabileceği otopark ve otopark arayan araçların oluşturduğu trafik sorunlarını çözmektir.

Özellikle büyük metropollerde görülen yoğun trafik sorunu daha fazla yol, alt geçit ve köprü ile çözülebilecek bir sorun değildir. Bu tip bir sorunu ortadan kaldırmak için yüksek teknoloji içeren çözümler üretilmeli ve şehirlerin dijitalleşmesi hızlandırılmalıdır. İnsan yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde doğru şehir planlama ve akıllı şehir çözümleri ile insanların hayat kalitesi yükseltilebilir. Görüntü tanıma ve nesnelerin interneti ile yönetilen bir trafik akışı, kendi haline bırakılmış ve sürücülere hizmet vermek yerine hayatlarını zorlaştıran bir trafik akışından her zaman daha verimli olacaktır. İnsanların günlük ulaşım süresini kısaltmak için atılan her adım iş hayatındaki verimliliği arttırmak adına atılmış bir adımdır. Akıllı şehirlerin, akıllı toplu taşıma sistemlerine sahip olduğunu da göz önüne alacak olursak, görüntü tanıma sistemlerinin günümüzdeki önemini hem güvenlik hem de sistem optimizasyonu açısından daha iyi kavramış oluruz.

Günümüzde bize çok uzakmış gibi gelen akıllı şehir konsepti aslında her şey gibi üzerinde yeterince çalışıldığı takdirde hızla günlük hayatımıza girebilir. Özellikle ulaşım alanında büyük değişimler getirecek olan nesnelerin interneti ve adeta bilgisayarlara verileri yorumlayabilen bir göz olan görüntü tanıma teknolojisi yaşantımıza her alanda fayda sağlama potansiyeline sahip yenilikler. Bu yeniliklerin büyük bir hızla şu an zaten sahip olduğumuz sistemlere entegre edilmesi gerekiyor. Ancak bu sayede akıllı şehirler yaygınlaşabilir ve her alanda insanların hayatı kolaylaşabilir. Bu sistemleri ihmal ettiğimiz takdirde 4. Sanayi Devrimi’ne bir adım geriden başlamış oluruz ve aradaki farkı gelecekte kapatmak çok daha külfetli bir hal alır.

parkpilot
İLETİŞİM

info@parkpilot.co

İstanbul / Türkiye

SOSYAL MEDYA
  • White LinkedIn Icon
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
Logo dişi yazılı h800px.png

©2020 parkpilot